Öğretmen-Öğretmenlik Şiirleri

 

 

http://www.blogcu.com/videoizle/?q=mIHt4bVU6HI&tag=


Yurdumuz uçsuz bucaksız,
Gökte yıldız kadar köylerimiz var.
Ama uzak, ama harap, ama garipsi..
Alın benim gönlümden de o kadar.

Uzak köylerimizde kuşlar gibi
Her sabah çocuklar size uçar.
Ama küçük, ama büyüyen, ama güleç..
Alın benim gönlümden de o kadar.

Siz kara göklerin yıldızları,
Işıtın yurdumuzu sabaha kadar!
Ama düşe kalka, ama yiğit, ama umutlu..
Alın benim gönlümden de o kadar.
***

Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malazgirt'te doğanlar!
Malazgirt'e, Çemişkezek'e, Patnos'a gitmezseniz,
Çocuklarınız öksüz kalır, yetim kalır,
Köylere ışık iletmezseniz.

Dağlara, vadilere, ovalara
Tesbihler gibi saçılmış köyler,
Rüzgara karşı bir bayrak,
Sevinçle türküsünü söyler.

Sevinçle türküsünü söyler
Bir idare lambası küçük, solgun.
En azından üçyüz pare dam
Umudu en azından üçyüz çocuğun.

Ve onlar saçları uzamış,
Çatlak ellerinde çıkınları,
Üç saat, dört saat ötelerden
Yorgundur, sessizdir akınları.

Ve onlar, yıldızlar gibi
Gözleri ışıl ışıl yananlar.
Oyuncak için değil, kağıt, kalem
Kitap için gizlice ağlayanlar.

Ve onlar aşıktan bilya,
Sopadan at yapanlar.
Kurt yavruları gibi, kuzular gibi
Dağ başlarını çınlatanlar.

Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malazgirt’te doğanlar,
Bütün bunları düşünmelisiniz.
Yüce ırmaklar gibi sessiz, sürekli
Kağnılarla, arabalarla, kamyonlarla
Akıp köylere gitmelisiniz!


Yurdumuza ışık iletmelisiniz...
[1] 

 

 

KORO:

Karanlıklar deliniyor gitgide

Güçlüsün,

Yücesin,

Mustafa Kemallerce…

Ve Atatürk gülümser öğretmenim,

                        Sen sınıfa girince…

Ben,

Seni ilk defa

Okul duvarının dışından

Okula gitmezken tanıdım.

Kirli suratım, karışmış saçlarım

Çapaklanmış gözlerimle

Hep sana bakardım..

Anasızlığımın özlemini

Senin çocuklarla ilgilenmenle

Kapardım..

 

Okula başladığımda,

Cızlavat lâstik ayakkabılarımın içinde

Donarcasına ıslanmış ayaklarımı,

Sıcacık bakışlarınla kurutur,

Bana bir kerecik dokunman için

Her türlü yaramazlığı yapardım..

 

Ben,

Sevdalarımın en büyüğünü

Sana bakarak yaşadım..

 

Sevgili öğretmenim...[2]

 

KORO:

 

                      Kederinle sevincinle bizdendin

                      Cümle sevilerin bizlere verdin

                      Defterimde kitabımda

                      Bayrak bayrak açıldı memleketim

                      Sen öğrettin, ben öğrendim

                        Gülümsedi   Atatürk’üm

                        Başöğretmenim

 

*********

Ana baba gibi emeği vardır,

Ağızdır, lisandır, dildir öğretmen.

Sevgisi, şefkati insana yardır,

Vücuttur, kanattır, koldur öğretmen.

 

Talebe okulun yeşil fidanı,

Yanan bir ocağın sönmez dumanı,

Öğretmendir yaraların dermanı,

Arıdır, kovandır, baldır öğretmen.

 

Öğretmendir bize gösteren yolu,

Odur talebenin kanadı kolu,

Öğretmen hazinedir, doludur dolu,

Yapraktır, ağaçtır, daldır öğretmen.

 

Öğretmendir fabrikanın temeli,

Öğretmendir bütün dünyanın dili,

Bütün insanlara uzanır eli,

Bize ışık tutan yoldur öğretmen.

 

Öğretmendir ışık veren dünyaya,

Öğretmendir bizi götüren aya,

Öğretmenin ilmi benzer deryaya,

Irmaktır, denizdir, göldür öğretmen. [3]

 

 

**

 

Bütün karanlığın ulu güneşi,

Her gece gönlüme dol öğretmenim.

Kim ki çıkmak ister ömür dağına,

Ancak senden başlar yol öğretmenim.

 

 

 

Adaletin A harfini sen yazdın,

Zorluklaları sen öğrettin, sen çözdün,

Hesabı keşfettin, atomu ezdin,

Sana tüm engeller kul öğretmenim.

 

**

 

Öğretmenim;
Nurlu ışıktan mühürüm,
Karanlığın alnında.

Nice kara saçlı geceler,
Benle kavuşur
Kavuşur aydınlığıma.

Bitmez benim baharım,
Toprak benim, tohum benim;
Sevgi ekerim gönüllere.

Her yeni gün yeniden büyür,
Taşar sevgim evrene.
Sel olur çağlar bu sevgi;
Edirne’den Ardahan’a
Fırat olur akar akar...
Susuzluk yangını Harran’a.

Öğretmenim;
Ağırdır yüküm.
Sabırdır, inançtır,
Aydınlıktır...
Bugündür, yarındır,
Yarına taşıdığım.

Öğretmenim;
Bingöl’de uzun hava,
Kırşehir’de bozlakım,
Aydın’da zeybek,
Bitlis’te halayım.

Bilmem daha anlatayım mı ?
Sarıkamış’ta kar kızağında,
Mardin’in yolsuz bir mezrasında,
Bir yiğitlik öyküsüyken yaşamım,
Kahpe kuşunlar sırtımdan saplanır,
Zap suyuna dökülür ağıtlarım.

Şehitlik tutar beni,
Düşürmez yere yüreğimi,
Ama ne çare!
Yetim kalır çiçeklerim.
Öksüz kalır çocuklarım,
Ve ağlarken taşan gözleri
Bir Dicle olur...
[4]

 

Bazen ölüler yurdu korur, bazı da sağlar;

Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar.

 

Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur,

Sensin o hazin nûr, o derin nûr, o büyük nûr.

 

Hoşnutsun, eğilmiş okuyorsun, yazıyorsun;

Ey terli alın, ey güneşin öptüğü insan.

 

Şöhret aramaz, şân aramaz, nâm aramazsın;

Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın.[5]

 

İlmin sesi haykırmaz: İlim şarlatan olmaz,

Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz.

 

Sen yurdunu haykırmayarak gizli seversin,

Kalmışsa eğer, ömrümü Tanrı’m sana versin...

 

***

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

Bütün çiçeklerini getirin buraya,

Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,

Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer

Bütün köy çocuklarını getirin buraya,

Son bir ders vereceğim onlara,

Son şarkımı söyleyeceğim,

Getirin, getirin.. Ve sonra öleceğim.

 

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,

Kaderleri bana benzeyen,

Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları

Geniş ovalarda kaybolur kokuları..

Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri

Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,

Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

 

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini

Bacımın suladığı fesleğenleri,

Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,

Avluların pembe entarili hatmisini,

Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,

Aman Isparta güllerini de unutmayın

Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.

Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

 

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,

Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,

Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,

Ne güller fışkırır çilelerimden,

Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,

Korkmadım, korkmuyorum ölümden,

Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

 

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Baharda Polatlı kırlarında açan,

Güz geldi mi Kopdağı'na göçen,

Yörükler yaylasında Toroslar'da eğleşen,

Muş ovasından, Ağrı eteğinden,

Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden

Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,

Eğin türkülerinin içine gömün beni.

 

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

En güzellerini saymadım çiçeklerin,

Çocukları, öğrencileri istiyorum.

Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,

Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,

O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.

Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,

Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

 

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,

Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,

Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,

Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,

Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,

Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,

Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

 

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Okulun duvarı çöktü altında kaldım,

Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,

Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,

Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,

Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,

Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.

Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya...[6]

 

 

 

Sen benim anamsın,Sen benim babam

Sen yüce bir ülkesin,büyük bir vatan

Sen kaleminle savaşan, büyük komutan

Övünür seninle Başöğretmen Atam

 

Bilimle ,fenle ilerlemek ülkümüz

Söz veriyoruz size  aşacak dünyaları, ünümüz

Hepimiz bir çiçeğiz,geldik işte buraya

Kutlu olsun gününüz,kutlu olsun gününüz[7]



[1] Cahit Külebi

[2] Ragıp SARI

[3] Murat ÇOBANOĞLU

 [4]  Durmuş Ali ÖZBEK

[5] Mithat Cemal KUNTAYCeyhun Atuf KANSU

 [7] Aydın YÜKSEK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !